ERZİNCAN EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN UYGULANMASI PLANLANAN AİLE POLİSİ PROJESİ


     

Toplum Destekli Polislik, güvenlik mensupları ile halkın bütünleşerek olaylara cevap vermesi olarak tanımlanmaktadır.
 

      Bir başka tanımda da kamu ve özel kuruluşlarla polisin bir araya gelerek kamu düzeni ve asayişi sağlayabilmek amacıyla ortak çalışmalar yapmalarını öngören polislik uygulamasına toplum destekli polislik denmektedir
Geleneksel güvenlik anlayışındaki polisin başarısı, aydınlatılan suç ve yakalanan suçlu sayısıyla ölçülürken; günümüzün modern anlayışında başarı, polislik faaliyetlerine halkın katılımının sağlanması, halkla geliştirilen ilişkilerin niteliği ve halka verilen güvenle ölçülmektedir.


     Toplum Destekli Polislik, polisiye faaliyetlerin toplumsal bir işbirliği ile ve halkın kendi güvenliğinin sağlanmasındaki sorumluluğu paylaşmasıyla suçların oluşmasını önlemeyi ve suç oluştuğunda da yine vatandaşların desteğiyle hızlı bir şekilde suçun aydınlatılmasını ve suçluların yakalanmasını sağlamayı amaçlayan bir polislik felsefesidir.


      Toplum Destekli Polislik felsefesi, suçların oluşmadan önlenmesini öngörürken, suç sonrası polisliği ihmal etmemekte, toplum güvenliğinde sürekliliğin sağlanması ve güvenliğin sekteye uğradığı zaman dilimlerinin mümkün olduğunca daraltılması gerektiğini ifade eden bir anlayıştır. Toplum Destekli Polisliğe göre kamu düzeni ve asayişin sağlanması için polis, kamu ve özel kuruluşlarla birlikte ortak çalışmalar yapmalıdır


      Küreselleşen dünyamızda kamu sektörünün etkinliği ve verimliliği gereksinimi, Yeni Kamu Yönetimi düşüncesinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada Yeni Kamu Yönetimi (New Public Management) düşüncesinin güvenlik hizmetlerine yansımasının Toplum Destekli Polislik (TDP) yaklaşımıyla mümkün olabileceği ileri sürülmektedir. Çalışmanın varsayımı bu temel üzerine kurulmuştur. A.B.D, Avrupa devletleri, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerde 1980’li yıllardan itibaren “toplum temelli polislik”, “toplum odaklı polislik”, “demokratik polislik” gibi adlarla uygulamaya konulan Toplum Destekli Polislik ilkeleri incelendiğinde yeni yönetim anlayışının ilkeleri ile benzerlikler taşıdığı görülmektedir. Buna göre yeni yönetim anlayışının güvenlik hizmetlerine yansımasının “yurttaş odaklı güvenlik hizmetleri”, sağlık hizmetlerine yansıması “hasta odaklı sağlık hizmetleri”, eğitim hizmetlerine yansımasının ise “öğrenci odaklı eğitim hizmetleri” şeklinde ifade edilebileceği söylenebilir.


      Bürokrasiye göre kamuda yenilik ve yaratıcılık tehlikeli; kurallara körü körüne uymak ve hata yapmamak en doğru yol olarak görülmektedir. Oysa hiç hata yapmayan organizasyon ve yöneticiler gereği kadar çalışmıyor veya risk almıyor demektir.


      Toplum Destekli Polisliğe göre, vatandaşlar ve polisler işbirliği yaparak mahalli asayiş problemlerini çözer ve suçları önler. Bu yenilikçi yaklaşımın hedefleri şunlardır;
 

Polis ve vatandaşlar bir arada çalışır,
Yenilikçi problem çözme tekniğinden faydalanılır,
Toplumla sürekli irtibat halinde bulunulur, toplumun görüşüne danışılır,
Vatandaşlar yaşadıkları bölgelerin problemlerine karşı duyarlıdırlar ve sorumluluk duygusu içinde hareket ederler.
 

      TDP anlayışında suçları önlemek veya suçluları yakalamak görevi yalnızca polisin sorumluluğunda değildir. Suçla mücadele, herkesin sorumluluğuna dayanan, suçu sosyal bir sorun olarak algılayıp, kontrolünün de sosyal metotlarla çözülebileceği anlamına gelen çabaların aktörleri, polis, diğer resmi kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve daha genel olarak halktır. Örneğin bir bölgede gençlerin suç işleme oranları yüksekse, TDP anlayışındaki “çok kurumlu yaklaşım” gençlere yönelik olarak kültürel etkinlikler düzenlemeyi, eğitim düzeyini arttırmayı, zamanı değerlendirmek için uygun mekanlar oluşturmayı, suç konusunda eğitici ve öğretici yayınlar yapmayı vb. gerektirmektedir.


      Bu anlayışa göre farklı kurumlara da görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Aynı sokağın sakinleri, bir araya gelmek suretiyle suçlara karşı alınan önlemleri tartışabilirler. Gençlere yönelik olarak eğitim ve spor faaliyetlerinde bulunarak suçların azaltılması sağlanabilir.


      TDP anlayışı, polis ve hizmet götürdüğü vatandaşlar arasındaki yaygın antipatiyi ortadan kaldırabilme umudu vadeden ve aynı zamanda uyanıklığa ve istismara yol açabilecek durumlardan alıkoyan yeni bir anlaşmaya işaret eder. Polisle toplum arasındaki bu karşılıklı güvene dayalı ilişki, aynı zamanda polisin; insanları kendi problemlerini çözme konusunda sorumluluk almaya davet eden ve polisin de vatandaşların güvenlik hizmetlerinde daha fazla sorumluluk almaları konusunda katalizör rolü üstlendiği bir ilişkidir.


      TDP anlayışı, klasik reaktif polisliğe, proaktif polislik anlayışını da eklemektedir. Bu yaklaşım, bütün polislik hizmetlerini kapsayacak şekilde haftanın yedi günü, yirmi dört saat çalışma esasına dayalı olarak sosyal kontrolü öngörmektedir. Polis, kriz durumları ve suçlara yönelik acil yardım çağrılarına koşmakta ve günlük olaylarla ilgilenmektedir. Fakat TDP anlayışı, Polisin görev alanını genişletmekte, polisliğin sadece suçluları yakalamak değil, suçların önlenmesi noktasında teşkilatın sorumluluk ve etkinliğinin artmasını sağlamak ve potansiyel suç işleme ihtimali bulunanlar hakkında da mevcut risk faktörlerini önceden bilerek, müdahale imkânı sağlamaktadır .


      TDP anlayışı, toplumda yardıma en çok ihtiyaç duyan, çocuk, yaşlı, fakir, özürlü ve evsiz gibi insanların hayatlarını koruma ve bunların hayat kalitelerini iyileştirmenin yeni yollarını bulmayı öngörmektedir.


     TDP anlayışına göre teknoloji akılcı bir biçimde kullanılmalıdır. Ancak insanlarla konuşmanın ve beraber çalışmanın teknolojiden daha başarılı olacağı, sokaklarda birlikte yürüyen, toplumun meselelerine karşı yaratıcı çözümler sunmak için ortak kanaatlere ve uzmanlığa önem veren insanların önemli olduğu düşüncesi vurgulanmaktadır. Güvenlik hizmeti sunulurken insani yaklaşımların önemli olduğu düşüncesindedir.

2.2.1.Güvenlik Hizmetlerine Sivil Katılım ve Yönetişim
 

      Polis teşkilatı, insan hakları ve bireysel özgürlüklerin teminatı olduğu için, güvenlik hizmetlerinde sivil katılım ve demokratik etkileşimin özel bir önemi vardır. Eğer bir polis örgütü, güvenlik politikalarını tespit ederken vatandaşların istek ve beklentilerini dikkate alıyorsa, halkın çoğunluğunun desteğini de yanına alabilecektir. Dolayısıyla da halk kendi talep ve beklentilerine göre güvenlik hizmeti sunan bir sistemi kabullenerek benimseyecektir.


      Toplumun polise suçla mücadelede yapacağı yardımlar sistematik bir biçimde planlanmalı ve insanlara kendi güvenlikleriyle ilgili sorumluluk verilmelidir. Yalnızca bazı adi suçların çözümüne yardımcı olacak bir takım ihbar ve bilgileri alabilmek gibi yüzeysel bir iletişim yerine toplumu, güvenlik hizmetlerine sistematik bir şekilde dahil ederek, vatandaşların kendilerini suçla mücadelenin bir parçası olarak görmeleri sağlanmalıdır. Böylelikle, güvenlik kuvvetlerinin ağır iş yükü hafiflerken, halkla kurulan iyi ilişkiler sayesinde vatandaşlar kendi polislerini daha fazla benimseyeceklerdir
TDP felsefesi toplumla birlikte çalışmayı öngörmektedir. TDP’nin uygulanması şu şekilde olmaktadır;
 

Toplumun bakış açısı ile problemleri değerlendirme
Topluma ilgi duyma
Problemlerin çözümü için halka yardımcı olma
Tüm kaynakları kullanma
 

2.2.3. Güvenlik Hizmetlerinde Yerelleşme


Polis hizmetlerinin esası, halkın beklenti ve taleplerine cevap vermektir. Her şehrin, hatta her mahallenin farklı asayiş sorunları olabileceğinden, yerel çevre incelenip değerlendirilmeli ve bir takım programlar hazırlanarak uygulamaya konulmalıdır. Polis güvenlik hizmeti verdiği halkı iyi tanıyabilmek için, halkın demografik yapısını, yaşam biçimlerini ve önceliklerini tespit etmelidir. Polis teşkilatları, vatandaşların fikirlerini sormanın ötesinde, bu fikirlerin geri dönüşümünü olumlu ya da olumsuz yönleriyle halka sunmalıdır. Halkın talep ve beklentileri, konunun uzmanı olan güvenlik birimlerince incelenmeli ve değerlendirilmeli, bunun sonucunda da karar verilmelidir. Buradaki amaç halka, fikirlerine saygı duyulduğunun gösterilmesidir.
      Her toplumun kendi yapısına ve kültürüne göre güvenlik problemleri olabileceği kabul edilmelidir. Bunun bir sonucu olarak her yerde farklı suç ve mağduriyet durumları ortaya çıkmaktadır. Geleneksel güvenlik anlayışındaki katı yasal çerçeve, çok sayıda ve çeşitte örgütsel kurallardan oluşan katı biçimsellik, nitelikli karar verme sürecini çok yavaş verimsiz ve karmaşık hale getirmektedir.
Güvenlik sorunlarını yaşayan vatandaşların güvenlik hizmetlerine katılımı sağlanmalı ve güvenlik hizmetleri yerelleştirilmelidir.
      Geleneksel güvenlik anlayışına karşı yeni ve yenilikçi bir yaklaşım olan TDP’nin ana hedefleri şunlardır (Apan, 2004; 13);
Polis ve vatandaşlar birlikte çalışır,
Yenilikçi problem çözme tekniğinden faydalanılır,
Kendi bölgelerine sahiplenme ve sorumluluk duygusu vardır,
Toplum ile devamlı irtibat ve danışma içerisinde bulunulur,
Toplumun polislik faaliyetlerinde etkin olma şansı vardır.
 

     Yeni yönetim anlayışı, devletin toplumdaki rolünü; hükümet, bürokrasi ve vatandaşlar arasındaki ilişkileri yeniden tanımlamayı ve biçimlendirmeyi öngören, devletin asli fonksiyonlarına çekilerek daha etkin hale getirilmesi, vatandaşların kamu yönetimi karşısındaki konumunu ve yönetime katılma olanaklarını geliştirmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Aynı şekilde TDP anlayışının özü de geleneksel güvenlik anlayışının tersine, vatandaşların talep ve beklentilerini dikkate alarak güvenlik hizmeti sunma yaklaşımına dayanmaktadır.

 
      2.2.4.Klasik Güvenlik Hizmetleri Anlayışından TDP Anlayışına Geçiş
 

      Toplum halinde yaşayan insanlar, toplumun genel düzenini sağlamak ve asayişi tesis etmek amaçlarıyla çeşitli isimlerde polis teşkilatları kurmuşlardır. Otoriter ve totaliter sistemle yönetilen ülkelerdeki polis teşkilatları, bu siyasal rejimlerin vazgeçilmez unsurlarındandır. Bu tür rejimlerde, polis teşkilatları, halka hizmetten ziyade mevcut düzenin korunabilmesi ve devam ettirilebilmesi amacıyla çalışmaktadırlar. Ancak, demokratik ülkelere baktığımızda ise, polisin vatandaş merkezli çalıştığını ve vatandaşların talep ve beklentilerini dikkate alarak güvenlik hizmeti sunduğunu görmekteyiz .


      Günümüzde polislikte başarı, yakalanan suçluların sayısı ile değil, halkla kurulan ilişkilerin niteliğine, halktan alınan yardımın ve desteğin oranına bağlı olarak değerlendirilmektedir.


      Toplumda, polisin saygınlığı, halka vereceği güvene bağlıdır. Halk, polise güvenebildiği ölçüde saygı duyacaktır. Evrensel anlayış, polisliğin bir korku kurumu olmaktan çıkartılarak bir güven kurumu haline getirilmesini zorunlu kılmaktadır .
     Klasik suç sonrası polislik anlayışı, sanık ve mağdurun belli bir zaman dilimi içerisinde, belli bir yerde karşılaştığı olayları ele alarak, olayların meydana geliş şekillerini dikkate almadan, sadece mevcut suçu çözmeye yoğunlaşarak güvenliği sağlamayı öngörmektedir. Ancak TDP yaklaşımında, suçların yeniden işlenmemesini sağlayabilmek için, suçların nerede, ne zaman, kimler tarafından, nasıl işlendiği ve bunun sonucunda nasıl bir mağdur profili çıktığının tanımlanması gibi unsurlar dikkate alınmaktadır. Suç şekillerinin; yer, zaman, suçlu ve mağdur açısından ayrıntıları belirlenerek, elde edilen bulgular doğrultusunda bilimsel olarak suç ve suçlu tahminleri yapılarak suçlar oluşmadan önlenebilecektir .
 

SONUÇ

      Polisin temel görevi, suçları önlemek ve önleyemediği suçların faillerini yakalayarak adalete teslim etmektir. Kendini toplumdan soyutlamış bir polis teşkilatı ne kadar güçlü olursa olsun, suçun bir toplumsal olgu olduğunu ve ancak toplumla işbirliği ile çözülebileceğini düşünmez ve bu doğrultuda çalışmaz ise orta ve uzun vadede başarısız olması kaçınılmazdır.
      Polisin işlenen suçların % 90’ını vatandaşların desteğiyle aydınlattığını ve ancak kendi çabalarıyla suçların yalnızca % 10’unu aydınlatabildiğini göz önünde bulundurduğumuzda vatandaşların güvenlik hizmetlerine katılımının ne denli önemli olduğu anlaşılacaktır. Modern toplumlarda polisin başarısı halkın güvenlik hizmetlerine katılımı oranıyla ölçülmektedir. Polislik faaliyetleri yalnızca polis ve devlete atfedilmeden toplumsal bir işbirliğiyle ve halkın güvenliğinin sağlanmasındaki sorumluluğu paylaşmasıyla yürütülmektedir.
      Polis, güvenlik hizmetlerini sunarken vatandaş odaklı güvenlik hizmeti vermek zorundadır. Zaten, vatandaşlara hizmet etmek için var olduğunu düşünen bir polis teşkilatı, sunmuş olduğu hizmetlerin merkezine vatandaşları yerleştirecektir. Polis, halka danışmadan halkın görüşlerini yansıtmayan kararları alıp bu kararları uygularsa ve bunların gerekçelerini halka duyurmaz halkın beklenti ve taleplerine değer vermeyen bir anlayış içerisinde görev yaparsa bu uygulamalar halkta olumsuz tepkilere yol açacak ve polis halk işbirliği sağlanamayacaktır.
     İşte TDP anlayışı, vatandaşların güvenlik hizmetlerine ve dolayısıyla yönetime katılma imkânı bulabildiği, yerel halkın talep ve beklentilerinin güvenlik hizmetlerine yansıtılabildiği, polisin yerelleşmesini öngören vatandaş odaklı bir anlayıştır.
 

KONUYLA İLGİLİ MEVZUAT

      TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken PVSK hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 1 - Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eder.
Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar.
Madde 2 - ( Değişik madde: 16/07/1965 - 694/2 md.)
Polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır.
A) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak,
Madde 14 - Şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde ve gerek dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe men olunur….
Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve balolar bu kayıttan müstesnadır.
Madde 20 - (Değişik madde: 26/06/1973 - 1775/4 md.) Zabıta, imdat istenmesi veya yangın, su baskını ve boğulma gibi büyük tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi halleri ile ağır cezalı bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam olunmasına mani olmak için konutlara, iş yerlerine ve eklentilerine girebilir.


TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken İl İdaresi Kanunu hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:

Madde 11/A-B-C - A Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür.
C) İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir.
Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır. Bu hususta alınan ve ilan olunan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında 66 ncı madde hükmü uygulanır.

İLİMİZDE YAPILACAK UYGULAMA HAKKINDA KISACA BİLGİ

     İlimizde aynen aile doktorluğu sisteminde olduğu gibi aile polisliği sistemine geçilmesi planlanmaktadır. Her 38 aileye bir polis memurumuz görevlendirilecektir.

Görevlilerimizi planlama

     Polis Merkezlerimizde bulunan konut bilgi formları mümkün olduğunca güncellendi ve hangi sokakta kaç mesken olduğu çıkarıldı. Tespitimize göre il merkezinde toplam 21798 konut bulunmaktadır. Bu tespitin % 90 oranında doğru olduğunu değerlendirmekteyiz. Zaten mahallelerde görev alan görevlilerimiz konut bilgi formu vermeyen vatandaşlarımızı da tespit ederek formları doldurmalarını sağlayacaklardır. Bir vatandaşımız form vermemiş olsa bile görevlimiz kendi listesine ekleme yapacak ve form doldurması için vatandaşımızı muhtarlıklara yönlendirecektir.

 
      Yukarıda da belirttiğimiz gibi toplam konut 21798dir. Bu için görevlendirdiğimiz personelimizin sayısı ise 558dir. Konut sayısını personel miktarına böldüğümüzde her bir görevli personelimize ortalama olarak 38 konut düşmektedir.
      İlimiz A,B,C ve D olmak üzere 4 bölgeye ayrılmıştır. Her bir bölgeden bir Emniyet Müdür Yardımcımız sorumlu olacaktır.
     Her bir mahalleden Emniyet Müdürlüğümüzde görevli bir Şube Müdürümüz/Amirimiz sorumlu olacaktır. Sokaklardaki konut sayılarının tespitini yaptık. Sorumlu şube müdürlerimiz/amirlerimiz kendisine verdiğimiz konut formlarını ilgili personeline sokak sokak hatta hane hane dağıtacaktır. Biz kendisine örneğin toplam 800 konut bildirim formu vereceğiz. İlgili şube müdürümüz kendisine verdiğimiz toplam görevli sayısına bölerek bu formları görevlilere dağıtacaktır. Görevlilerimiz kendilerine dağıtılan ortalama 38 adet konutta oturan vatandaşlarımızdan sorumlu olacaktır. Bayan öğrenci evlerine ve bayan öğrenci yurtlarına bayan görevlilerimiz görevlendirilecektir. Bu görevlilerimiz Emniyet Müdürlüğümüzün değişik birimlerinde çalışan polis memurlarımızdır. Bu görevliler haftanın 4,5 günü kendi görev yerlerinde çalışacaklar, amirlerinin kendilerine tahsis ettiği yarım gün sorumlu oldukları aileleri tanımak, onların sorunlarını dinlemek, ileteceği mesajları iletmek amacıyla sorumlu olduğu evlere gidecektir. Kendi telefon numarasını ailelere verecek onların telefon numarasını da kendisi kaydedecektir. Aileleri tam tanıdıktan sonra ortak yapabilecekleri projeleri gerçekleştirecekler ve sorunları çözeceklerdir. Kendi imkanlarıyla çözemedikleri sorunları üst amirlerine bildirecek ve yardımlarını isteyeceklerdir.
 

Amacımız nedir?
 

Sosyal ve ekonomik olarak;

      İlimizde oturan yardıma muhtaç, alil ve acizlerin üzerinde durulacaktır. Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun 1. maddesi polisin alil, aciz ve yardıma muhtaç olanlara yardım görevini belirtmiştir. Alil ve acizleri tanımadan, yardıma muhtaç olanları arayıp bulmadan böyle bir görevin yapılması mümkün değildir.
      Her bir görevlimiz ilimizi mahalle mahalle, sokak sokak ve hatta hane hane tanıyacak, bir taraftan yardıma muhtaç olanların tespitini yaparken, diğer taraftan da yardım etmek isteyen hamiyetperver vatandaşlarımızı da tanıma imkanı bulacaktır.
Örneğin üniversite öğrencilerinin evlerinde ders çalışma masası, bir buzdolabı yada başka bir ihtiyacını tespit ettiğinde kuracağımız bilgisayar ağı sayesinde bu ihtiyacı bütün teşkilatımıza, dolayısıyla bütün Erzincan halkına duyuracaktır. Eğer herhangi bir vatandaşımızın evinde ikinci el bir çalışma masası veya bir buzdolabı varsa küçük bir bilgisayar programı aracılığıyla bağlantı kurarak bu ihtiyacı karşılayacaktır. Aynı zamanda evinde ihtiyaç fazlası malzeme bulunan vatandaşımız da elindeki malzemeyi kullanacak bir yer bulduğu için mutlu olacaktır.
      Fakirlik içerisinde bulunan bir aileyi tespit etmiş olan bir görevlimiz bütün teşkilat mensuplarımızın kullanımına açık olan POLNET tabir ettiğimiz network ağı sayesinde bilgisayarla bu durumu bütün görevlilerimize ve görevlilerimiz vasıtasıyla bütün Erzincan halkına duyurmuş olacaktır. Duyarlı vatandaşlarımızı tanıyan bir başka görevlimiz de yine bilgisayarlarımız aracılığı ile sorunu çözecektir.
      İlimizde bulunan berberlerimiz ve lokanta işleticilerimizden üniversite öğrencilerini tıraş etme ve bir akşam yemeği verme konusunda yardımları istenecek, yardım etmek isteyen esnafımızın bu yardımseverlik duygusu ve sayısı üniversitemize bildirilecektir. Üniversitemiz fakir üniversite öğrencilerini tespit etmiş olduğumuz berber ve lokantalara gönderecekler, hem öğrencilerimizin ihtiyaçlarına biraz da olsa katkıda bulunan teşkilat mensuplarımız, hem üniversite yöneticilerimiz, hem öğrencilerimiz hem de öğrencilerin bu ihtiyaçlarını gidermiş olan esnafımız mutlu olacaktır.
 

Eğitim olarak

      Okula gitmeyen kız öğrencilerin sayılarının tespiti kurmuş olduğumuz bu ağ sayesinde çok kısa sürede mümkün olacaktır.
Problemli öğrenciler üzerinde yapılacak eğitim çalışmalarında Milli Eğitim Müdürlüğümüze yardımcı olunacaktır.

 
Mahalli ihtiyaçlar olarak

      Her mahallenin hatta her sokağın kendisine özgü sorunları bulunmaktadır. Bilgisayar ağlarının ne kadar güçlü olduğu tartışılmazdır. Fakat halkla birebir diyalog bilgisayar ağlarının çok üzerinde bir sonuç vermektedir. Bazı sokaklarda orada oturan halk köpeklerden muzdarip olabilmektedir, başka bir sokakta akli dengesi yerinde olmayan bir vatandaşın davranışlarından muzdarip olmaktadır, bir başka yerde bir başka şikayet ortaya çıkmaktadır. Görevlilerimiz sokak sokak bu sorunları tespit ederek çözüm yollarını arayacaklardır.

      Mahalle veya sokaklarda aydınlatma problemi tespit edildiğinde mahallede oturan sakinlerle beraber sorun çözülmeye çalışılacaktır.
      Doğal Afetlerde İlimizde meydana gelecek bir doğal afet durumunda ilimiz hane hane planlamaya alındığı için yardım dağıtılması, gerekli koordinelerin sağlanması, hatta ölü ve yaralı tespiti gibi konularda kısa sürede sonuca gidilecektir. Vatandaşlarımız yardım almak için kamyonların etraflarında toplanmayacak, görevlilerimiz hangi evde kaç kişi kaldığını bildiği için çadır, battaniye ve gıda yardımını kendilerine ulaştıracaktır.

Polisiye olaylar olarak


Önleyici Hizmetler

      Her görevlimiz görev almış olduğu yerde oturan vatandaşlarımıza kendi mahalle ve sokağına sahip çıkması konusunda ikazlar yapacak, bilgiler verecektir. Herkes sokağına sahip çıktığında çoğu suçların işlenmesi zeminine engel olunacak.
Evlerini, işyerlerini ve araçlarını yangın, hırsızlık gibi konulardan nasıl uzak tutacakları konusunda kendilerine bilgi verecek.
Yeni çıkmış teknolojiler yardımıyla evlerin korunması konusunda sorumlu oldukları ailelere bilgi verecekler.
Zaman zaman illerde hücre evleri, terör faaliyetleri için evler kiralanarak oralarda çalışmalar yapılmaktadır. İlimizdeki evler haftada bir defa ziyaret edileceği için hücre evlerin ilimizde barınmaları mümkün değildir.
Vatandaşlarımızın tatile gittiklerinde evlerinde almaları gerekli tedbirler konusunda bilgi verecekler.
Ehliyet, pasaport, ruhsat ve diğer konular hakkında sorumlu oldukları vatandaşlara bilgi verecekler.
İlimizin trafik düzenini aksatan yerler ve buralara araç parkı yapılmaması, yapıldığı takdirde diğer vatandaşların mağdur olduğu konusunda vatandaşlarımızı aydınlatacaklar.

 
Adli Hizmetler

      Her hangi bir olumsuzluk veya bir suça şahit olan vatandaşlarınızın konuya kendilerine veya 155 polis imdat telefonuna bildirmeleri konusunda vatandaşlarımıza bilgi verecekler.
     Kazancı ile paralel olmayacak şekilde harcama yapan kişileri tespit eden vatandaşlarımız, hırsızlık veya başka gayri meşru yollarla bu kazancı sağladığından şüphe ettiği kişileri sorumlu polisine bildirecek belki de polisin uzun zamandır peşinde olduğu bir suçlunun yakalanmasına katkıda bulunacaktır.
      Her gün bir depoya bir şeyler dolduran birini gören vatandaşlarımız yine kendisi ile ilgilenen görevlimize durumu bildirecek.
      Bir yerde cinayet, ağır yaralama veya bir başka suçu gören vatandaşlarımız konudan görevlilerimizi haberdar edeceği için olaylar daha çabuk çözülecek, sanıklar daha kısa sürede yakalanacak, adalet daha hızlı işleyecektir, vatandaşlarımızın huzurunu kaçıranlar daha kısa sürede layık olduğu muameleyi göreceklerdir. Vatandaşlarımız da bizzat tanımış olduğu bir polise bilgi verdiği için deşifre edilme gibi endişeleri taşımayacaktır.


Nuri ATEŞ
Asayiş Şube Müdürü
3. Sınıf Emniyet Müdürü
0505 215 51 37
ailemizinpolisi@yahoo.com
ailemizinpolisi@hotmail.com